EyePet PlayStation 3 İncelemeKategori: Haberler, OyunEklenme Tarihi: Kas 10th, 2009Ekleyen: hastesiSony’in sanal hayvanı EyePet en sonunda piyasaya çıktı. Bir kamera eşliğinde tüm hareketlerinize cevap veren bu şirin hayvan size eğlenceli dakikalar vaadediyor. 8.8 Japon’ların sanal hayvan sevgisini bilmeyen yoktur. 90′lı yıllarda ortaya çıkan Tomagotchi‘ler uzun süre hayatımızı meşgul etmişti. Anahtarlık büyülüğünde bir cihazın içindeki bu hayvanlar, tıpkı gerçekleri gibi ilgiye muhtaçlardı, onları beslemek ve sevgi göstermek gerekiyordu. Bir dönem, çok ilginç olan bu varlıklar kısa süre için tüm dünyayı ele geçirdikten sonra, popülerliklerini yavaş yavaş yitirdiler.
Ancak teknolojik dahi Japon‘ların onlardan vazgeçmeye hiç ama hiç niyeti yoktu. Birkaç yılda bir sanal hayvanları diriltmek için yeni versiyonları piyasaya sürülüyor. Ancak hiçbir zaman eskisi kadar başarılı olmayacak. Çünkü taşıma araçlarında, okul ve işte Tomagotchi’lerle ilgilendikleri için evdeki gerçek hayvanları telef eden insanlar bu hatalarını tekrarlamak istemiyor.
EyeCam nedir? Yine de bu teknolojik hobi, tadında bırakılınca çok zevkli anlar yaşayabiliyorsunuz. Yeni bir sanal hayvan versiyonu da Sony’in EyeCam teknolojine adapte edildi. EyePet adlı bu hayvan PlayStation 3 konsolunun nimetlerinden faydalanıyor.
EyeCam ilk olarak PlayStation 2 konsolu için tasarlanmıştı. Hareket algılayıcı bir kamera olan bu cihaz, kullanıcının tüm davranışlarını oyuna aktarıyordu.
Bu teknoloji için çıkan ilk yapımlarla spor yapabiliyorduk. Mesela ekranın sağında solunda çıkan tuğlaları ve tahtaları karate hareketleriyle kırabiliyorduk. Sistem ne yazık ki istenilen başarıyı yakalayamadı. Sony EyeCam teknolojisini geliştirip EyePet adlı sanal hayvana uygun getirdi. Sistem nasıl çalışıyor? EyePet‘i satın aldığınız zaman kutunun içinde EyeCam‘de geliyor. Bir de manyetik özel bir karta sahip oluyorsunuz. Bu kart aslında oyundaki fareniz görevinde. EyePet’in sistemi masaüstüne ya da zemine göre ayarlanmış. Bu aynı zamanda oyunun zayıf yönlerinden birisi. Çünkü evinizde müsait yer yoksa, hayvan havada dolaşmaya başlıyor ve perfektif sorunu yaşıyorsunuz.
Oyuna başlayınca, bilim adamı kılıklı bir aktör sistemin nasıl çalıştığını anlatıyor. Oradaki, deneme hareketlerinden sonra, ekrana bir yumurta geliyor ve sanal hayvanımızın yaşamı da böylece başlamış oluyor. İlk önce yapmamız gereken bu yumurtayı ısıtmak. Daha sonrada çatlayıp içinden çıkmasına yardımcı olmak.
Doğumdan itibaren bir hayvana bakmak Hayvan doğduktan sonra ona bir isim koyuyoruz. Daha sonra bu sanal yaratığın tüm mesuliyeti bize ait oluyor. Onu beslemek sevmek ve sağlıyla ilgilenmek oyunda yapmamız gerekenler. Ancak tüm bunları sürekli yapmak sıkıcı olduğu için, yapım görev bazlı bir sistemle geliştirilmiş.
EyePet, bize belirli sürelerde yapmamız gereken görevler veriyor. Mesela ilk başta, onu sevmek, oynatmak gibi şeyler yapıyoruz. Hayvanın yaptığımız hareketlere karşı verdiği tepkiler çok gerçekçi. Grafikleri de böyle bir ürün için gayet ilgi çekici. Ona tokat attığımız zaman sinirleniyor, okşamaya başladığımız zaman ise tüylerinde hareketlenme oluyor.
Günlük ihtiyaçları Hayvanın tüm ihtiyaçları birer küçük oyun olarak tasarlanmış. Mesela acıktığı zaman, ona yemek vermemiz lazım. Elimizdeki kartı istenilen şekilde kameraya doğru tutuyoruz böylece o kart birden yemek kabına dönüşüyor. Daha sonra ise, ekranda çıkan talimatlara göre hayvanımızı besliyoruz. Kabı titretirsek, mamalar yere dökülmeye başlıyor, eğer hızlıca yukarı doğru fırlatırsak, yiyecekler etrafa saçılıyor.
Etrafa saçılan yemekleri EyePet havada kapıyor. Bunun dışında onun ağzına direk yemleri koyabiliyoruz. Günlük olarak hayvanın sağlığına dikkat etmemiz gerekiyor. Joypad’den sağlık kısmını seçersek elimizdeki kart Xray cihazına dönüşüyor. Daha sonra bu kartı, ekrana doğru tutup, hayvanın röntgenini çekiyoruz.
Eğer sorunlu bir kısmı varsa, oyun bizi uyarıyor. Buna göre raporlar hazırlayıp önümüzdeki günlerde onun dağlı sağlıklı olması için özel oyunlar tasarlıyor. Sahibini tanıyor EyeCam sayesinde, hayvan odanın içindeki herkesi tanıyor. Ancak en çok onunla daha fazla vakit geçiren kişilere tepki veriyor. Parmağını şıklattğınızda size doğru koşuyor. Hoşlandığı kişilerin yüzünü yalıyor ve onlara oyun yapıyor. Kirlendiği ya da tüyleri çok uzadığı zaman EyePet’i yıkamakta mümkün.
Temizlik kısmı oyunun en zevkli yanı. Şampuanı dökerken bir yandan da elinizle hayvana dokunun tüylerinde köpükler oluşmaya başlıyor. Gerçek bir hayvan gibi onu yıkayabiliyorsunuz. Tipinden memnun değilseniz, onun tüylerini değiştirip kırpabiliyorsunuz.
Hayvana çeşitli kıyafetler giydirip ona özel giysi tasarımları yapmakta mümkün. Bu çeşitli kıyafetleri açmak için, sistemin istediği oyunları bitirmeniz gerekiyor. Böylece EyePet’iniz daha kişisel bir hal alıyor. Son sözler EyePet gerçekten çok eğlenceli bir oyun. Özellikle çocukların ilgisini çekecek bu hayvanla büyüklerde zaman geçirebilir. Sistemin hareketlere verdiği tepkiler ise şaşırtıcı düzeyde. Ancak, EyeCam teknolojisinin hala tam olarak oturmamış olması biraz can sıkıyor. Öncelikle aslında olmayan bir hayvanı sevmek başta ilginç gelse de sonradan sıkıcı bir hal alıyor. Çünkü onunla oynarken, kaslarınız ağrıyor hatta ellerinize kramp giriyor.
Ancak karşılığında ne alıyorsunuz? Gerçek bir hayvanın sadakati ve sevgisini ne yazık ki bu sanal versiyon veremiyor. EyePet’in size karşı tepkileri çok candan, ancak ortada televizyon açık değilken size destek verecek bir varlık yok. Hala hazırda ev hayvanları yaşarken, çocukları bu sanal versiyonlara yönlendirmemek gerekiyor. Eğer gelecekte, hayvanların nesli tükenirse ve evde onları beslemek yasak olursa, EyePet’in torunları çocuklarımız için müthiş eğlenceler sunacak. 8.8 Yazan: Cem Süer
Konu Yazari: hastesi ( ) ... 2 Yorum gonderildi. “EyePet PlayStation 3 İnceleme”Yorum Yap |
[...] PlayStation Eye Camera ve Magic Card sayesinde, evin içinde koşturup duran EyePet ile ilgili yaptığımız incelemeye ulaşmak için tıklayın. [...]
paylasim icin tesekür ederim sagolun…